Yunan Mitolojisinin Yakışıklısı: Şiirin ve Bilgeliğin Tanrısı Apollon
Mitoloji

Yunan Mitolojisinin Yakışıklısı: Şiirin ve Bilgeliğin Tanrısı Apollon

Ayşe Aycan Arıcan
Ayşe Aycan Arıcan

Yunan mitolojisi tanrıları denildiği zaman ilk akla gelen tanrılardan birisi de Apollon'dur.

Apollon Kimdir?

Apollon, Zeus ile Leto’nun birlikteliğinden doğmuştur. Ayrıca güzel tanrıça Artemis’in de ikiz kardeşidir. Sanatın, müziğin, bilgeliğin, ateşin, şiirin ve güneşin tanrısı diye bilinir. Bunun yanında kehanet gerçekleştirme yeteneğine sahiptir. Kâhinlik yeteneğini diğer insanlara da transfer edebilir. Biseksüel tarafı ağır basar. Mitolojideki eşi de Kassandra’dır. Hem sarışın hem de çok yakışıklı bir görünümü vardır. Orijinalinde Yunan kökenlidir, fakat Roma mitolojisinde adı Apollo diye geçer. Üstelik Apollon Anadolu kökenli bir tanrıdır.

Apollon ve Daphne / Noel-Nicolas Coypel 

Apollon’un Mitolojideki Kişiliği Nasıl Gelişti?

Hermes’in tanrısal gücü sayesinde ikiye böldüğü inek bağırsağını, kaplumbağa kabuğuna bağlı altın bir lir çalan Apollon müzler korosunun başıdır. Gümüş yayıyla oku en uzağa sadece o atabilir. Ayrıca okların da tanrısıdır. Tıp bilimini insanlığa öğretende odur. Hiçbir şekilde yalana başvurmaz. Işığın ve gerçeğin temsilcisidir. Kutsal ağacı defneyken, hayvanları da yunus, atmaca, karga ve kuğudur.

Apollon Yunan Kültüründe Nasıl Bir Yere Sahip?

Apollon Yunan kültüründe Olimposluları altın liriyle eğlendirmesiyle bilinir. Bunun yanında çok uzak mesafelere ok atabilme kabiliyeti, hastaları iyileştirebilmesi ve iyileştirme sanatını hastalara ilk öğreten gümüş yay efendisi okçu tanrı olarak Yunan şiirlerine adının yazılması da es geçilemez. Güneş ışınları gibi Apollon’un okları da hasta edici olmasının yanında, iyileştirici güce sahiptir. Işıkla özdeşleştirilse de, ilk ortaya çıkışında henüz güneş tanrısı olmamıştır. Apollon ve ikizi Artemis’in güneşle özdeşleştirilmesi sonradan gerçekleştirilir. Romalılar zamanında da bu anlayışın gittikçe güçlendiği söylenir.

Apollo, God of Light – Charles Meynier

Müzik Tanrısı Apollon

Apollon’un şiirin ve bilgeliğin tanrısı olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Sanata eğilimi son derece fazla olan Apollon’un en bilinen özelliklerinden birisi de müziklerin tanrısı diye anılmasıdır. Apollon’un bu yönü aynı zamanda sağlığın ve tıbbın tanrısı sayılan Asklepion ile bebek Hermes mythosu ile yakından ilişkilidir. Tıpta büyük ilerlemeler kaydeden Asklepion ölüleri diriltmesi sebebiyle Zeus kralı tarafından öldürülür. Bu olayın üstüne Apollon Zeus’tan intikam alabilmek adına Kyklopları öldürerek, Kral Admettos’un yanında bir yıl süreyle çoban olarak çalışmak için cezalandırılır. Apollon’un o dönemdeki kimliği de Apollon Nomios olur. Hermes’de boş durmayarak Apollon’un sürülerini çalar. Apollon olanları öğrendikten sonra Hermes’in yanına gider ancak Hermes hayvanları aldığını inkâr eder. Bunun üstüne Zeus’un yargıçlığına başvurduklarında Zeus Hermes’ten sürüleri geri vermesini ister. Fakat Hermes mağarada Liri gördüğü için telfiki kabul etmeyerek sürü karşılığında liri talep eder. Zeus’un kabul etmesi üzerine de o andan itibaren Apollon’dan daha iyi Lir çalan kimse yoktur.

Apollo and the Muses - Anton Raphael Mengs (1728–1779)

Apollon Hikayeleri ve Mitleri

Bilgeliğin tanrısı Apollo, çok sayıda efsaneye konu olmuştur. Gelin şimdi Apollon'un birbirinden ilginç hikayelerine beraber bakalım.

Apollon ve Marsyas

Apollon Lir çalmakta ustalaşınca yeteneği de üç farklı olayda sınanacak ve kendisine üç kişi meydan okuyacaktı. Buna cesaret eden ilk kişi en şanssız olanıydı. İsmi Marysas olan bu şanssız flüt ustasının kabiliyeti Apollon’un kabiliyetine neredeyse eşit sayılırdı. Fakat Apollon söz konusu olunca Marysas’ın kaybetmesi de kaçınılmazdı. Kaybetme nedeni de Apollon’un tersine oynarken şarkı söyleyememesiydi. Marysas kaybettikten sonra bir mağaraya hapsedilerek asıldı ve öldürüldü.

Apollon ve Pan

Apollon’a meydan okuyan ikincisi kişi ise Pan’dı. Apollon’a karşı oy birliği de yenilmesinden sonra hiçbir iz bırakmadan kayıplara karışarak hayatta kalmayı başardı.

Apollon ve Cinyra

Hem Kıbrıs kralı hem de harika bir flüt oyuncusu olan Cinyras, Apollon’a karşı gelen üçüncü ve son kişiydi. Cinyras son iki olaydan ders almayıp, Apollo’ya meydan okuduğu yarışmasını kaybetmesinin ardından Tanrı tarafından öldürüldü. Bazı kaynaklarda intihar ettiğine dair bilgilerde mevcut.

Apollon’un Şanssız Kaderi: Aşk Hayatı

Apollon mitolojide şanssız aşk yaşamıyla da tanınan bir tanrı olarak biliniyor. İsterseniz Apollon’un bu kötü kaderindeki aşkları tek tek ele alalım;

Apollon ve Daphne (Defne Ağacının Hikâyesi)

Daphne ırmak tanrısı Peneios’un kızıydı. Babası dede olmak istese de Daphne evlenmeyi reddetmişti. Başına buyruk biri olduğu için de evlilikten ve aşktan daima nefret ederdi. Fakat bir gün Daphne’nin koruya girmesi üzerine Apollon onu gördüğü anda âşık oldu. Kendi kendine “Güzel elbiseler giyip, saçlarını toplasa ne kadar güzel olur.” Diye aklından geçirdi. Daphne bunları duyduktan sonra korkudan kaçmaya başladı. Çünkü ölümlülerin tanrılarla evlendiğinde başına neler gelebileceğini biliyordu. O zamana dek ya kendileri ya da doğurdukları çocuklar öldürülmüştü. Daphne kaçtığı sırada, Apollon “ Kaçma seni seviyorum. Ben bir çoban parçası değilim. Bugüne bugün bir tanrıyım.” Diye bağırdı. Daphne hızla koşarken babasının ırmağa geldiğini fark ettiğinde, “Baba kurtar beni.” Şeklinde haykırdı. Irmağın sularına atlayacağı esnada da kıpırdayamadığını anladı. Bulunduğu yere sabitlenmişti. Ayakları hareket etmiyordu. Kollarından da dallar ve yapraklar fışkırıyordu. Olduğu yerde kök salarak bir defne ağacına dönüşmüştü. Apollon bu manzarayı üzüntüyle izlemişti. “Benim olamadan kaybettim seni.” Diye sesi yankılanmıştı. “O zaman bundan sonra benim ağacım defne olsun. Savaşta kazananlar başlarına bu ağacın yapraklarından çelenkler geçirsinler. Hem şarkılarda hem de şiirlerde isimlerimiz yan yana olsun” sözlerini de ekledi.

According to the mith, described in Ovidio´s Metamorphoses, Apollo, fated by Cupid's arrow, sees Daphne and is filled with wonder at her beauty. But Daphne has been fated by Cupid's love-repelling arrow and denies the love of men. She ran away and prayed, askng her father, Peneus, to destroy her beauty. Then, she became a tree.
Photo by Mateus Campos Felipe / Unsplash

Apollon ve Coronis : Kargaların Siyaha Dönüşmesi

Coronis Ischys’e âşık olmasına rağmen Apollon’un oğlu Asclepius’a hamileydi. Beyaz bir karga bu durumu vakit kaybermeden Apollon’a yetiştirdi. Çok sinirlenen Apollon Coronis’i öldürmesini emrederek, beyaz kargaların da tüylerini yaktı. Kargaların bu olaydan beri siyah olduğuna inanılır.

Apollon ve Marpessa

Tüm olaylardan sonra Apollon’un aşık olduğu kişi Marpessa’ydı. Fakat Marpessa’nın da başka bir sevgilisi vardı. Sevgilisi İdas onu çok sevmişti. Marpessa’yı kaçırabilmek uğruna cehenneme dahi gitmişti. Apollon’un önünde bile geri çekilmeyen İdas yayını kaldırarak ona tehditler savurdu. Zeus ise savaşı durdurarak Marpessa’ya seçim şansı tanıdı. Marpessa, Apollon’un yaşlandıkça kendisini sevmekten vazgeçeceğine inanması sebebiyle, İdas’ı tercih etti.

Apollon ve Cassandra

Apollon’un Cassandra’yı baştan çıkarabilmek için ona Truva prensesliğini vaat ettiği bilinir. Fakat daha sonra sözünde durmadı ve anlaşmadan vazgeçti. Apollon bu kurnazca fikri akıl ederek Kassandra’nın elinden yeteneklerini alarak ona her şeyi unutturdu.

Apollon Nasıl Bir Görünüme Sahip?

Apollon’un edebiyatta çeşitli betimlemeleri mevcuttur. Üstelik bu betimlemeler neye benzediği hakkında fikir yaratacak kadar da ayrıntılıdır. Tanrının sanatsal temsillerine baktığımızda Apollon’un genç, altın saçlı ve yakışıklı bir adam olarak görmemiz mümkündür. Üstelik Apollon’un öteki erkek tanrıların tersine sakalı yoktur ve genellikle başında defne yaprağı tacı ile gösterilir.

Apollon Tapınağı Nerede?

Yunan mitolojisinde önemli yere sahip olan Apollun’un da elbette bir tapınağı mevcut. Günümüzde halen turistlerin akınına uğrayan Apollon Tapınağı Aydın Yenihisar ilçe merkezinde konumlanır. Didyma özünde antik kent değil, kutsal bir mahal olarak bilinir. Miletos’tan uzanan kutsal yol ile bağlantıya sahip bir kehanet merkezi de denilebilir. İlk yazılı kaynak ise Heredot’tur. M.Ö. 600’lü yıllarda Mısır Kralı 2. Nekho ve Lidya Kralı Kroisos’un Didyma’da bulunan Apollon mabedine adaklar sunduklarına belirtti. Arkaik dönemde son derece ün salan Apollon’un kutsal yeri M.Ö. 494 yılında Persler tarafından yakılmış yok edilmiştir.