Batı Kültürünü Şekillendiren 10 Efsanevi Hispanik Sanatçı
Sanat

Batı Kültürünü Şekillendiren 10 Efsanevi Hispanik Sanatçı

Elif
Elif

Sanat tarihinde her zaman *Hispanik sanatçılar önemli bir konuma sahip oldular. Risk almaktan korkmadıkları için genellikle kendi kültürlerini hatırlatan semboller ve teknikler kullandılar. Bununda ötesinde, ünlü Hispanik sanatçıların çoğu sanatlarını politik ve sosyal kargaşayı tartışmak için bir platform olarak kullanmıştır. 19. yüzyılda Empresyonist sanatçılara ilham olan 17. yüzyıl İspanyol ressamı Diego Velázquez'den büyük galerilere grafitileri sokan Jean-Michel Basquiat'a kadar Hispanik sanatçılar geleneği takip etmek yerine trendleri belirlemiştir.

Barok dönemden günümüze kadar sanat tarihinin sayfalarına adını altın harflerle yazdıran İspanyol ve İspanyol kökenli sanatçıların bazılarını gelin hep birlikte keşfedelim.

*İspanik, Hispanik veya İspano, genel olarak İspanya'dan, İspanyollardan ve İspanyol kültüründen türemiş ya da bu kültürle ilgili anlamında kullanılan bir sözcüktür. Dile dayalı bir tanımlamadır ve ırksal bir aidiyet belirtmez.

1- Diego Velázquez (1599 – 1660)

Sevilla'da doğan Diego Velázquez, İspanyol Altın Çağı olarak bilinen dönemin önde sanatçısıydı ve oldukça başarılı bir kariyere sahipti. Sanatsal üretiminin çoğu, yaklaşık 40 yıldır elinde tuttuğu Kral IV. Philip'in saray ressamı rolüyle bağlantılıdır. Bireyci tarzı diğer Barok ressamlardan ayrıydı ve gevşek fırça darbeleri hem Realist hem de Empresyonist ressamları etkilemeye tarih boyunca devam etti. Picasso, Dali ve Francis Bacon gibi büyük ustalar, Las Meninas gibi en ünlü sanat eserlerinden bazılarını yeniden yaratarak Velázquez'e saygılarını sunmuşladır.

Diego Velázquez tarafından “Rokeby Venüs”. c.1644 – 1648. (Fotoğraf: WikiArt aracılığıyla kamu malı)

2- Francisco Goya (1746 – 1828)

18. yüzyılın en etkili ressamlarından biri olan Francisco Goya, yaşamı boyunca büyük başarılar elde etmiştir. Çalışmaları genellikle Romantik hareketle ilişkilendirilir ve son büyük eski ustalardan biri olarak kabul edilir. Goya'nın en ünlü tablolarından biri, 2 Mayıs 1808 (Madrid Savunucularının İnfazı), ülkenin Napolyon tarafından işgali sırasında İspanyol direnişini onurlandıran politik açıdan yüklü bir başyapıttır. Bu çığır açan çalışma, savaşın dehşetinin sanatta nasıl tasvir edildiği konusunda yeni bir emsal oluşturmuştur.

Eser hakkında detaylı bilgi edinmek isterseniz Goya Eserleri: “2 Mayıs 1808” Tablosu İncelemesi adlı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Francisco Goya'nın "İki Mayıs 1808 (Madrid Savunucularının İnfazı)". 1814. (Fotoğraf: WikiArt aracılığıyla kamu malı)

3- José Clemente Orozco (1883 – 1949)

Meksikalı karikatürist ve ressam José Clemente Orozco, Meksika Devrimi'nden sonra ülkede birliği teşvik eden önemli bir Meksika muralizm çağının başlamasına yardımcı olmuştur. Köylülerin ve işçilerin kötü durumundan bahseden duvar resimlerinin çoğu, ülke genelinde hala görülebilmektedir. Güçlü yapıtları genellikle ürkütücü gözükse de aslında Meksika'da meydana gelen sosyal adaletsizliklere bir karşı çıkıştır. En iyi duvar resimlerinin çoğu Guadalajara'da bulunur. Kentte bulunan Instituto Cultural Cabañas'taki 57 freskleri 1997 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.

Miguel Hidalgo y Costilla, José Clemente Orozco tarafından Meksika Bağımsızlık Savaşı'nın lideri. Guadalajara, Meksika'daki Jalisco Hükümet Sarayı'ndaki duvar resminin detayı. 1949. (Fotoğraf: posztosE/Shutterstock'tan Hazır Fotoğraflar)

4- Frida Kahlo (1907 – 1954)

Meksikalı sanatçı Frida Kahlo, kişisel ve sembolik çalışmasıyla 20. yüzyılın en ünlü sanatçılarından biri haline gelmiştir. Kariyeri boyunca, genellikle Diego Rivera'nın karısı olarak göz ardı edilse de resimlerinin değeri ancak 1970'li yıllardan itibaren anlaşıldı. Meksikalı kimliğiyle şiddetle gurur duyan sanatçı, resimlerinde sık sık Kolombiya öncesi sembolleri kullanmış ve renkli Meksika elbisesi ile tanınmıştır. Gençliğinde geçirdiği bir otobüs kazası nedeniyle hayatı boyunca sağlık sorunları yaşayan Kahlo, 47 yaşında zamansız vefatı nedeniyle gelişen kariyeri de bir nevi yarım kalmıştır. Günümüzde Frida'nın bıraktığı miras birçok feminist ve politik hareketin simgesi olmaya devam ediyor.

İlginizi çekebilir: Frida Kahlo Tablosunun 30 Milyon Dolara Alıcı Bulacağı Tahmin Ediliyor

5- Diego Rivera (1886 – 1957)

José Clemente Orozco ve David Alfaro Siqueiros ile birlikte Diego Rivera, Meksika mural hareketinin “üç büyük” ressamından biri olarak kabul edildi. Rivera'nın freskleri, Mexicanidad'a dayalı ulusal bir kimlik oluşturmaya yardımcı olduğu için Meksika sanatını uluslararası düzeye çıkarmıştır. Meksika kimliğinden duyduğu bu gurur bu gurur, sanatında kullandığı cesur renk paleti ve Maya ve Aztek sanatından etkilenen basitleştirilmiş şekillerin kullanımıyla görülebilir. En tanınmış eserlerinden bazıları Mexico City'de olsa da, Rivera Amerika Birleşik Devletleri'nde de yoğun bir şekilde resim yapmıştır. "Kavşaktaki Adam" adlı duvar resmi, çalışmadaki Lenin'in bir görüntüsü nedeniyle New York'taki Rockefeller Center'dan olaylı bir şekilde kaldırılmıştır.

Diego Rivera'nın "Meksika Tarihi". 1929-1935. (Fotoğraf: Florian Augustin/Shutterstock'tan Hazır Fotoğraflar)

6- Pablo Picasso (1881 – 1973)

Pablo Picasso'yu dahil etmeden dünyanın en ünlü İspanyol ressamları listesi kesinlikle eksik kalırdı. Modern sanatın çehresini değiştiren bir sanatçı olarak Batı kültürüne katkıları yadsınamaz; hayatı boyunca binlerce esere imza atmış İspanyol ressamın hakkında söylenecek çok şey var. "Sanat yaratmanın" geleneksel yolunu kendi başına bozmadan  önce klasik tekniklerde ustalaşan genç bir dahiydi. Hayatı boyunca tablolar, heykeller, seramikler, çizimler ve baskılar da dahil olmak üzere neredeyse 50.000 adet sanat eseri üretmiştir.

Pablo Picasso'nun “Les Demoiselles d'Avignon”u. 1907. (Fotoğraf: Wikipedia aracılığıyla kamu malı)

7- Joan Miró (1893 – 1983)

Katalan sanatçı Joan Miró, sanat dünyasında durdurulamaz bir güçtü ve hayatı boyunca başarının tadını çıkardı. İlk resimleri Sürrealist hareketle gruplandırılan ve gerçek bir multi-medya sanatçısı olan Miró; heykel, seramik, set tasarımı ve baskı yapımına odaklanmak için sık sık resme ara verirdi. Çalışmaları, Soyut Dışavurumcu Jackson Pollock gibi sonraki nesilleri etkileyen soyutlamasıyla birçok modern sanatçı için oldukça ilham verici olmuştur. Genç sanatçılara yardım etmek için 1975'te doğduğu yer olan Barselona'da Joan Miró Vakfı ve Çağdaş Sanat Araştırmaları Merkezi'ni kurmuştur.

8- Jean-Michel Basquiat (1960 – 1988)

27 yaşına kadar yaşamasına rağmen, Amerikalı sanatçı Jean-Michel Basquiat sanat dünyasında derin izler bırakmıştır. Haiti ve Porto Riko kökenli olan Basquiat, ilk olarak 1970'lerin sonlarında New York'ta SAMO grafitileriyle ünlenmiştir. Basquiat, neo-ekspresyonist resimlerinin dünya çapında sergilenmesiyle, yeraltı sahnesinden güzel sanatlar pazarına geçiş yapan ilk grafiti sanatçılarından biriydi. Sanatı, genellikle siyahlardan oluşan çevresiyle, sosyal adaletsizlikler ve sınıf mücadeleleri üzerine yorumlarla doludur. 2017 yılında bir açık arttırmada 1982'de yaptığı kırmızı ve siyah perçinli siyah bir kafatası resmi 110,5 milyon dolara satılınca eseri en pahalı fiyatla satılan Amerikalı sanatçı ünvanına sahip olmuştur.

9- Salvador Dali (1904 – 1989)

Altmış yılı aşkın bir kariyere sahip olan Salvador Dalí, modern sanatın en etkili sanatçılarından biridir. "Belleğin Azmi" gibi gerçeküstü resimleriyle ünlü Dalí, aynı zamanda üretken bir heykeltıraş, film yapımcısı, fotoğrafçı ve illüstratördü. Hatta eşi Gala'yla birlikte düzenledikleri efsanevi akşam yemeği partilerinden yola çıkarak bir yemek kitabı bile hazırlamıştır.

Belleğin Azmi - 1931

10- Fernando Botero (1932 – )

Kolombiyalı ressam ve heykeltıraş Fernando Botero, benzersiz ve kendine has stiliyle tanınır. Boterizm olarak bilinen bu tarz; kıvrımlı, abartılı oranlarda figürlerin resimlerini ve heykellerini içerir. Latin Amerika'nın en tanınmış sanatçılarından biri olan Botero, köklerinden derinden etkilenen bir sanatçıdır. Güçlü ana hatlar, canlı renk kullanımı, Latin Amerika halk sanatına bir selam niteliği taşır. Sanatçı kariyerlerinin ilerleyen yıllarında politik temalara odaklanmıştır.