9 Maddede Empresyonizm Nedir?
Sanat

9 Maddede Empresyonizm Nedir?

Ayşe Aycan Arıcan
Ayşe Aycan Arıcan

Belki de dünyanın en ilgi çeken sanat akımlarından birisi empresyonizmdir. Modern sanatın gelişmesinde büyük bir rol oynayan empresyonizm, sanatçının iç dünyasını yansıtma ve izleyiciye anlatma ihtiyacından doğmuştur. Gelin şimdi empresyonizm hakkında fikir sahibi olabileceğimiz 9 Maddede Empresyonizm Nedir adlı içeriğimize beraber bakalım. Keyifli okumalar.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Nasıl Monet Gibi Resim Yapabilirsiniz?

Ünlü Tablolar: En Çok Bilinen 10 Resim

1- Bir Arayıştan Doğan Akım: Empresyonizm

Empresyonizm resimle başlayan ve sonrasında diğer sanat dallarını da etkileyen bir sanat akımı olarak bilinir. Akımın Empresyonizm ismini, daha öncede sanat anlayışından bahsettiğimiz ünlü Fransız ressam Cladue Monet’ın “Gün Doğumu” eserinden aldığını söyleyebiliriz. Empresyonizm nedir? Diye sorduğunuzda daha geniş açılımıyla 19.yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan ve doğadaki unsurların kişini içinde oluşturduğu izlenimleri ya da duygusal izleri yansıtmayı hedeflemesi şeklinde tanımlandığını görürsünüz. Empresyonizm akımını benimseyen her sanatçı, doğayı objektif bir gerçeklikle değil, kendilerinde yarattığı izlenimi tuvale aktarmayı tercih ederler. Resimdeki izlenimcilik de, daha çok renk ve ışıktan kaynaklanan görsel izlenimleri yansıtmayı amaçlar. Tuvale aktarılan nesnelere olaydan çok günün belirli bir zaman dilimine özgü ışığın sanatçı üstünde yarattığı izlenimler çıkarılır. Akımın Cladue Monet’ten sonraki en bilindik öncüleri, Paul Cezanne ve Camille Pissarro’dur.

Bu içerik de ilginizi çekebilir: Empresyonizm’in Öncüsü Cladue Monet ve Giverny’deki Evi

Claude Monet – Camille Monet and a Child in the Artist’s Garden at Argenteuil, 1875

2- Empresyonizm Akımı 19.Yüzyılda Ortaya Çıkmıştır

Yukarıda Empresyonizm akımının 19. Yüzyılda Fransa’da ortaya çıktığından bahsettik. Bunu biraz daha açmamız gerekirse, üçüncü devrim dalgası şeklinde adlandırılan yenilikle başladığını söyleyebiliriz. Akımın birinci öncüsü Delacriox, ikincisi Gustave Courbert üçüncüsü ise Eduard Manet’tir. Empresyonizmde Manet ile kendini gösteren akım olma özelliği taşır. Manet ve arkadaşları Courbert’in görüşünü ve tarzını ciddi anlamda benimsediler. Bu ressamların tümü geleneksel sanata ve resimde yer eden alışkanlıklara tepki göstermişlerdir.

3- Empresyonizm Sanatçının İç Dünyasını Yansıtır

Genel hatlarıyla empresyonizm akımı, akılcı felsefenin dayandığı ilkelerin tam tersine dayanır. Tamamen sanatçının hisleri üzerine kuruludur. Sanatçının görme duyusu ile iç dünyası arasındaki duyguların tuvale veya sözcüklere dökülme şekli olarak da tanımlanabilir. Bu sanat akımının anlayışında, dış dünyanın değişimi önemsenmez. Sadece sanatçının iç dünyasındaki değişimler esas alınır. Çünkü empresyonizme göre, kişinin iç yaşamı gördüğü dış dünyayı yansıtma gücüne sahiptir. Dış dünya sanatçının ruh halinin eleğinden geçer. Böylece bir sanat akımı oluşur. Akımın bu ilkesi saf bir duyguya özlem duyduğunu gösterir.

Giuseppe de Nittis – Westminster, 1878

4- Empresyonizm Modern Sanatın Gelişmesinde Etkili Olmuştur

Empresyonizmin resim sanatında yeni ufuklar açtığını söylesek abartmış olmayız. İnsanların dümdüz bir şekilde fotoğraf olarak resmedilen tablolardan sıkıldığı düşünüldüğünde, resim sanatı da bir çeşit kısır döngü yaşadı. Bu sebeple Empresyonizm akımının yani izlenimciliğin resim sanatı için adeta bir devrim sayıldığını anlayabiliriz. Yukarıdaki paragrafta da bahsettiğimiz gibi, doğa-nesne ile sanatçı arasında duygu bağı kuruldu. Empresyonizm akıcımı baz alan her ressam eserlerinde yalnızca kendi kurallarını koyar. Onlara göre geriye kalan hiçbir kuralın bir önemi yoktur. Ayrıca Empresyonizm (izlenimcilik) akımını ilke edinen ressamlar duran doğanın değil sürekli hareket halinde olan doğanın izinden giderler. Çünkü doğadaki her değişim ressamda farklı bir duygu uyandırır. Bu açıdan da yakaladığı duyguyu anında tuvale aktarmalıdır. Ressamın doğada en çok izlediği olaylar ise; dalgalar, deniz, su yüzeyi, ufuk çizgisindeki bulutlar, gökyüzü, akıştaki nehirler, yakamoz, karın beyazlığı ve güneş ışınları diye sıralanabilir.

Maria Marino – Boats on the Seine

5- Edebiyat Alanında Empresyonizmin Etkileri Görülür

Yukarıda empresyonizmin resim alanındaki etkilerine değindik. Ancak empresyonizm dilimizdeki adıyla izlenimcilik akımı sanatın bir diğer kolu olan edebiyatta da kendini göstermiştir. Dünya edebiyatında Rimbaud, Rilke ve Verlaine gibi isimler empresyonizmden etkilenerek eserler vermiştir. Türk edebiyatına baktığımızda da, empresyonizmin oldukça yoğun etkilerini görmemiz mümkündür. Özellikle şiir ve tiyatro alanlarında empresyonizmin gücü büyüktür. Amaç resimle tamamen aynıdır. Şairin ya da yazarın hisleri baz alınır. Dış dünyadan bağımsız olmayan bu duyu, dış dünyanın sanatçıya hissettirdiği duyguların yansıması olarak gösterilebilir. Ancak kimi zaman sembolizm ile iç içe geçtiğini de belirtmeliyiz. Ahmet Haşim’in birçok şiirinde bunun örneklerini görebiliriz.

6- Realizmin Karşı Akımı Empresyonizmdir

Realizm isminden de anlaşıldığı gibi gerçekleri yansıtmayı hedefleyen bir sanat akımı olarak bilinir. Realist sanatçılar, objelerde gördüklerini oldukları gibi tuvale aktarıp resmetmeyi tercih ederler. Fakat empresyonizm de sanatçının kendi fikirleri, izlenimleri ve duyguları öne çıkar. Bu sebeple de akım kendisini gerçekliğin tam karşısında bulur. Üstelik realizme tepki olarak doğduğu da bir gerçektir. “Realistler olmasaydı empresyonizm de olmazdı” sözü de buradan gelir.

Camille Pissarro – The Pork Butcher, 1883

7- Bu Aşk Hiç Bitmez: Empresyonizm ve Işığın İlişkisi

Empresyonizm akımında ışığın önemi büyüktür. Empresyonist sanatçılar bir anlık ışık titreşimleri içinde dünyayı görüp gösterme çabalarıyla o güne dek olmayan bir dünya görüşü getirme yetilerine sahiptir. Hızlı ve hafifi fırça vuruşlarına başvururlar. Ayrıca bu akımda çizgisel perspektif anlayışı yerini hava perspektifine bırakır. Bulutun, ağacın veya insanın aldığı ışıklara yönelirken, kaçış çizgisiyle beraber ufuk çizgisine dayanan ve ilk kez Rönesans sanatçılarının bir buluşu şeklinde ortaya çıkan bilimsel perspektiften de vazgeçmiş olurlar.

Claude Monet – La Gare Saint-Lazare, 1877

8- Empresyonizmde Japon Sanatının İzleri Görülür

Empresyonistler akademik kurallara aykırı teknikleriyle yenilikçi ressamların dikkatini çeken Japon Estamplarına merak duyarlar. (Tahta üzerine kazınarak yapılan sade ve yalın Japon resimleri)  Bu buluş sanatçıları yeni arayışlara teşvik ederek, fotoğrafta olduğu gibi anı yakalama, yansıma ve ışığın görüntülenmesi arzusunu geliştirmiştir. Fakat empresyonist ressamlar, resimleri tamamlamamış oldukları, deseni zedeledikleri ve biçimi esaslarına göre bozdukları iddiası ile eleştirilmişlerdir. Üstelik resimlerin içeriği radikal olmasa da, kompozisyonların içeriği son derece radikaldi. Arka plan ve figürler arasındaki sınırlar bulanıklaştı. Bu durum figürleri ana konudan ziyade, genel bir görüntünün parçası haline getirdi. Fotoğraflar da pozdan ziyade tek bir anda enstantane olarak çekilmiş gözükmekteydi. Yeni yaklaşım fotoğrafın gelişiyle aynı döneme getirilerek, Japon tarzı baskılardan ilham alındı.

Japon sanatı hakkında detaylı bilgi için Japon Sanatına Yakından Bakış: Ukiyo-e Nedir? adlı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Katsushika Hokusai – The Great Wave by Kanagawa, 1829-1832

9- Günümüzde Empresyonizm Akımı Hala Devam Etmektedir

Empresyonizm müzik ve edebiyattan çok görsel sanatlar üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. 19. Yüzyılın sonlarında Fransa’da popüler hale gelen empresyonizm akımı günümüzde, sanatçıların eserleri, özel koleksiyoncular ve kamu kurumları arasındaki ilgiye dayanan pazarda şaşırtıcı bir değere sahiptir. 2019 yılında Sotheby’s, Monet’in Meules tablosunu 110,8 milyon dolara satarak sanatçı için yeni bir rekora imza atması bunun en canlı örneğidir.

“Meules” Tablosu