Sürrealizm Nedir ve Özellikleri Nelerdir?
Sanat

Sürrealizm Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

Elif Çokan Palaz
Elif Çokan Palaz

Sürrealist (Gerçeküstücü) akım 1920'lerin başında Paris'te doğdu, yüzyılın en önemli ve etkili sanatsal hareketlerinden biri haline geldi. İlk kez bir grup Fransız avangard şairin yarattığı edebi bir üslup olan sürrealizm daha sonra Avrupa kültürünün hayata bakış açısı haline geldi; öyle ki "sürreal” sözcüğü günlük konuşma diline bile girdi.

Fransızca sur-réalisme/isme -yani "üst-gerçeklik”- kelimesi ilk kez 1917'de şair ve eleştirmen Guillaume Apollinaire tarafından kullanılmışsa da ancak Andrâ Breton (1896-1966) ve Louis Aragon'un (1897-1982) terimi benimseyip ona teorik ve pratik anlamlar yüklemelerinin ardından sürrealist çağ başlamış oldu.

Sürrealizm Nasıl Ortaya Çıkmıştı?

Breton ve meslektaşları, yaratıcılığın amacının bilinçdışı zihni uyandırmak olduğuna inanıyorlardı. Onlara göre insan türü seks, şiddet ve ölüm olmak üzere üç temel itkiyle güdümleniyordu ancak buna rağmen batının "düzenli” toplumlarında bu içgüdülere göre davranmak mümkün değildi.

Andre Breton

Breton ve çevresi, dadaizmin önemini tartıştıkları çeşitli makaleler yazdıkları gibi görüşlerini LittErature adlı bültende düzenli olarak yayımladılar. 1920'li yıllarda, Max Ernst (1891-1976) gibi sanatçılar Fransa'nın başkentine yerleştiler. Breton, dadaizmin doğaçlama özelliğini ve ikonoklazmını beğeniyordu ama akımın nihilist ve sanat karşıtı yaklaşımlarını eleştiriyordu. Yine de, dada tekniğiyle yapılan kolaj çalışmalarını, kendi "poetik" amaçları için ideal bir görsel araç olarak benimsiyordu. Breton, dadaizmin "gerçeküstü" bir şeyler ortaya koymak istediğini ama gerçekliğin çatışan yönlerini birbirine karıştırdığını anlamıştı.

Meret Oppenheim - Object

Ernst'de Paris'e taşındıktan sonra çok sayıda kolaj çalışması yaptı. Aynı zamanda, frotûj nesnelerin üzerine kağıt koyup kurşun kalemi sürterek kopyalama -ve grataj tuvaldeki henüz kurumamış boyayı çizerek altındaki nesnenin görünmesini sağlama gibi- tekniklerini de geliştirdi.

Sürrealizm Nasıl Gelişim Gösterdi?

Sürrealist sanatçılar zihnin ürettiği ifadeleri algılamak amacıyla sürrealistler uyuşturucu madde kullanmak, alkol tüketmek, ruh çağırma seansları düzenlemek, hipnoz ve transa geçme çalışmaları gibi deneysel girişimlerde bulundular. Ayrıca hızlı kelime oyunları oynayarak gizli kalmış çağrışımları ortaya çıkardılar ve "otomatik yazım” oturumlarıyla daha önce üzerinde düşünülmemiş şiirler yazdılar. Bununla birlikte rüyalarını yazdılar ve toplanıp Sigmund Freud'un psikanalizle ilgili metinlerini okuyarak bu rüyaları analiz ettiler. Andre Masson (1896-1987) 1924'te sürrealistlerle birlikte çalışmaya ve grubun şiir yazma tekniğine benzer şekilde "otomatik çizim”ler yapmaya başladı. Sanatçı, tuvallerin bazı yerlerine rastgele tutkal sürüp daha sonra çizim yapmak ve boyamak için üzerini zımparaladığı deneysel yöntemleri araştırdı.

Bir Andre Masson eseri

Masson'un sürrealistlerle tanıştırdığı Katalan sanatçı Joan Miro (1893-1983) resimlerine rastgele ayrıntılar ekliyordu. Resimleri "düşsel” olmaktan çok halüsinasyona benziyordu. 1920'lerin başında Miro açlıktan ölecek kadar fakir bir yaşam sürüyordu ve deneyimlediği halüsinasyonları yaptığı resimlere yansıtıyordu.

Joan Miro

Sanatçının karmaşk manzara resimleri tuhaf, amipe benzeyen veya yapışkan canlılarla doluydu; "Hirondelle Amour" adlı resminde kullandığı çarpıcı renkler ve fantastik formlar Miro'nun üslubunun tipik özelliklerindendi. Bu resim, dört duvar halısı deseninden -duvar halıları için yapılan hazırlık resimleri yahut eskizleri- biriydi ve önceleri Hollandalı ustaların çalışmaları ile kolajlara sıkı sıkıya bağlı olan Mirö'nun tekrar resim yapmaya başladığı dönemde üretilmişti.

Hirondelle Amour

1920'lerin başından beri Picasso da tıpkı Masson ve Mirö gibi kıvrık, organik şekiller ve doygun renklerle çalışıyordu. Siyah beyaz yaptığı Guernica'da Picasso, savaşın çirkinliğini ve kaotik ortamını sürrealist bir yaklaşımla betimledi.

İlgili içerik: Kübizmin Babası Picasso Hakkında Merak Edilen Her Şey

Guernica

Breton, 1928'de sanatsal manifestosu Sürrealizm ve Resim'i yayımladı. Metinde, içinde bulundukları çağa en uygun ve yenilikçi üslubun sürrealizm olduğunu öne sürdü ve sanatçılara "ya tamamen iç dünyanıza özgü bir üslup yaratın ya da bu işi bırakın” dedi. 1930'da, Sürrealist Devrim dergisinin adı Devrimin Hizmetinde Sürrealizm olarak değiştirildi ve bundan sonra psikolojik temalara nazaran siyasi gündemin daha çok öne çıkacağının ipuçları verilmiş oldu. Mirö, Masson ve Ernst, Sergei Diaghilev'in ticaretin sanatla ilişkisini sorgulayan Rus Balesi adlı gösterisi için çeşitli tasarımlar yaptılar.

Sürrealizm Değişime Ne Zaman Uğradı?

Sürrealizmin odak noktasındaki temel değişim "düşsel sürrealizm”in ortaya çıkmasıyla yaşandı. Sanatçılar, geleneksel resim ve çizim tekniklerine geri dönüp düşlerini ve kâbuslarını betimlemeye başladılar. Dönemin ressamları arasında akımın öncüsü Giorgio de Chirico'nun (1888-1978) metafizik sanatından etkilenen Salvador Dali (1904-89), Renâ Magritte (1898-1967) ve Yves Tanguy (1900-55) yer alıyordu. De Chirico'nun görseldeki tablosu Rönesans heykellerine ve mimarisine duyulan nostaljik özlemin ifadesiydi ama bir iki tuhaf nesne ve yüzü olmayan heykeller dışında resimdeki kent meydanı esrarengiz bir şekilde sessiz ve boştu. 1922'de Chirico'nun eserlerini gören Tanguy, resmî bir sanat eğitimi olmamasına rağmen ressam olmaya karar verdi. Tanguy, Fransa'nın güneyindeki Finistâre yarımadasından geliyordu. Yaşamı boyunca bu bölgedeki ilginç jeolojik oluşumlara hayranlık duyan sanatçının sürrealist manzara resimlerinde sık sık fantastik, antropomorfik taşlarla karşılaşılıyordu. Belçikalı sanatçı Magritte, Chirico'nun eserleriyle ilk kez 1923'te tanıştı ve uzun yıllar boyunca resimsel bulmacalarla dolu bir üslup geliştirmeye odaklandı.

Giorgio de Chirico'nun tablosu

Resimlerin yanıltıcı olduklarını anlatmayı amaçladığı bir yapıtında sıradan bir pipo resmi yaptı (1928-29) ve piponun altına "Ceci n'est pas une pipe” (Bu bir pipo değildir) yazdı. Bu resimle sanatçı, izleyicileri gerçekçi imgeleri sorgulamaksızın nasıl benimsediklerini sorgulamaya davet ediyordu. Magritte, resimlerinde gizlediği bulmacaları görmeleri için izleyicinin betimlenen gerçekliğe dikkatle bakması gerektiğini savunuyordu.

Katalan ressam Dali de kendine has bir üslubu olan Magritte gibi oldukça gizemli bir ressamdı ancak çok daha gösterişli eserler ortaya koydu. Dali, 1929'da Paris'te gerçekleştirdiği kişisel sergisiyle sanat dünyasına adım attığını ilan etti. Sanatçı, amacını "kargaşayı sistematize etmek ve böylece gerçeklik dünyasının itibarını tamamen yok etmek" diye tanımlıyordu. Teknik anlamda kusursuz bir tasarımcı ve ressam olan sanatçı şaşkınlık verici düşsel anlatımı ve aleni propagandalarıyla sürrealizmi daha geniş kitlelere ulaştırdı. Dali resimlerinde hem fobilerini hem de sapkınlıklarını ve arzularını keşfediyordu. 1931'de, Devrimin Hizmetinde Sürrealizm'de yayımlanan bir makalesiyle sürrealist heykel yapma fikrini tartışmaya açtı. Dali'nin heykelleri üç boyutlu kolaj çalışmalarına benziyordu; Marcel Duchamp'ın, üzerinde pek bir değişiklik yapmadan sanat eseri olarak değerlendirdiği sıradan nesnelerine benzeyen yapıtlar üretiyordu ama bu nesneleri başka objelerle de birleştiriyordu. Dali, Istakoz Telefonu (1936) adını verdiği heykelinde olduğu gibi, bu çalışmalarını "pratik ve mantıksal açıdan anlamsız” ancak "taşkın bir karakterin” fantezilerine ilham veren eserler olarak tanımlıyordu. Başka sanatçılar da Dali'nin izinden giderek cinsel içerikli ve fetişist nitelikli eserler üretmeye başladılar.

Istakoz Telefonu

Sürrealizmin Zaman Çizelgesi

  • 1924: Breton ilk manifestosu olan Sürrealist Devrim’i yayımlayarak sürrealist akımı başlatan isim oldu.
  • 1925: Breton sürrealizmi edebi köklerinden kopardı ve Sürrealist Devrim dergisinde sğrrealist resimlere yer verdi
  • 1925: Akımın ilk sergisi Miro Man Ray ve başka sanatçıların katıldığı La Peinture sürrealiste (sürrealist resim) başlıklı sergiydi.
  • 1925: Paris’teki sürrealist grup Fransız Komunist Partisi’ne katılarak Fransız egemenliğine karşı Fas’ın Rif kentinde gerçekleştirilen ayaklanmaya destek verdiler.
  • 1926: Aralarında Magritte ve Camille Goemans’ın da bulunduğu sanatçılar, Brüksel’de yeni bir sürrealist grup kurdular. İkili 1927’de Paris’e taşındı.
  • 1929: Dali ve Luis Bunuel birlikte çekrikleri on altı dakikalık Endülüs Köpeği adlı sessiz filmle giderek genişleyen sürrealist sinema camiasında yerlerini aldılar
  • 1931: Dali’nn “el yapımı rüya fotoğrafları” dediği resim serisinde yer alan Belleğin Sürekliliği adlı tabloyu yaptı.
  • 1936: İngiliz Sürrealistler Grubu kuruldu ve Londra’da bir uluslararası Sürrealist Sergi gerçekleştirildi. Komitenin başkanlığını Roland Penrose yaptı.
  • 1937: Picasso kübist üslubunu sürrealist imgelerle zenginleştirerek bombardımanı betimlediği Guernica adlı resmi yaptı.
  • 1937: Magritte 1929’da daha küçük ebatlısımı yaptığı resmin ikinci versiyonu olan Özgürlüğün Eşiğinde başlıklı resmi tamamladı.
  • 1940: Breton, Mexico City’de Frida Kahlo ve Diego Rivera gibi sanatçıların da katıldığı bir sergi düzenledi.
  • 1945: İkinci dünya savaşı bittiğinde artık organize bir sürrealist grup kalmamıştı. Sanatçılar siyasi nedenlerle dünyanın çeşitli yerlerine dağılmışlardı.

Kaynak: Sanatın Tüm Öyküsü - Stephan Farthing