Pop Art'ın Babası Andy Warhol'un Hayatı ve Eserleri
Sanat

Pop Art'ın Babası Andy Warhol'un Hayatı ve Eserleri

sanatperver
sanatperver

Andy Warhol, hem avangart işler üreten hem de sanatın vahşi “ticari” yönünü ortaya çıkartıp kullanan zamanının en üretken ve popüler sanatçılarından biriydi. Bu içeriğimizde Andy Warhol hakkında merak edilenleri, hayatını ve eserlerini yakından inceleyeceğiz. Keyifli okumalar.

Andy Warhol Kimdir?

Andy Warhol, 1960'ların Pop art akımlarının önde gelen sanatçılarından biri olan başarılı bir dergi ve reklam illüstratörüdür. Performans sanatı, film yapımı, video enstalasyonları ve yazı da dahil olmak üzere çok çeşitli sanat dallarında eserler üretmiş ve güzel sanatlar ile ana akım estetik arasındaki çizgileri bulanıklaştırmıştır.

Andy Warhol’un Hayatı ve Eğitimi

Andrew Warhola Pennsylvania, Pittsburgh'daki Oakland mahallesinde 6 Ağustos 1928'de dünyaya gelir. Babası Andrej Warhola bir inşaat işçisi, annesi Julia Warhola ise bir nakışçıydı ve Slovak kültür ve mirasının çoğunu koruyan dindar Katoliklerdi.

Warhol sekiz yaşındayken, onu birkaç ay yatalak bırakan sinir sistemi hastalığı olan Chorea'ya yakalanır. Aylarca hastalığı sebebiyle yataktan çıkmayan Warhol’a kendisi de usta bir sanatçı olan annesi ilk çizim derslerini verir. Resim çizmek kısa sürede Warhol'un en sevdiği çocukluk eğlencesi haline gelir. Warhol aynı zamanda bir sinema severdir ve annesi ona dokuz yaşında bir kamera aldığında, fotoğrafçılığa da başlar.

Warhol, Holmes İlkokuluna gider ve Pittsburgh'daki Carnegie Enstitüsü'nde (şimdi Carnegie Sanat Müzesi) sunulan ücretsiz sanat derslerini alır. 14 yaşındayken, babası vefat eder ve yaşadığı şok sebebiyle babasının cenazesine katılamaz. Warhol'un babası, oğlunun sanatsal yeteneklerini fark etmiş ve vasiyetinde, hayatı boyunca biriktirlerinin Warhol'un üniversite eğitimine harcanmasını istemiştir. Warhol aynı yıl Schenley Lisesi'ne başlar ve 1945'te mezun olduktan sonra resimsel tasarım eğitimi almak için Carnegie Institute for Technology'ye (şimdi Carnegie Mellon Üniversitesi) kaydolur.

Pop Art Akımı, Andy Warhol Sayesinde Doğar

Warhol, 1949'da Güzel Sanatlar Lisans derecesi ile üniversiteden mezun olduğunda, bir sanatçı olarak kariyer yapmak için New York'a taşınır. Eylül ayında Glamour dergisinde işe girer ve 1950'lerin en başarılı ticari sanatçılarından biri olmaya devam eder. Çizimlerini oluşturmak için kendi lekeli çizgi tekniğini ve lastik damgaları kullanarak benzersiz ve tuhaf tarzı nedeniyle sık sık ödüller kazanır. 1950'lerin sonlarında, "Campbell'ın Çorba Kutuları" eseriyle beraber resme daha fazla ilgi göstermeye başlar ve 1961'de kitlesel üretilen ticari mallara odaklanan "pop art" akımının doğmasına sebep olur. 1962'de Campbell'ın çorba kutularının ikonik resimlerini sergilemeye başlar. Günlük tüketilen ürünlerinden oluşan bu küçük tuval çalışmaları, sanat dünyasında büyük bir heyecan yaratır ve hem Warhol'u hem de pop art'ı ilk kez sanat dünyasındaki ilgi odağı haline getirir.

Andy Warhol'un Eserleri

İngiliz sanatçı Richard Hamilton, pop art'ı "popüler, geçici, harcanabilir, düşük maliyetli, seri üretim, genç, esprili, seksi, aldatıcı, göz alıcı, büyük iş" olarak tanımlar. Warhol'un kendisinin de belirttiği gibi, "Bir kez pop'u 'tattıktan sonra, bir daha asla bir işareti aynı şekilde göremezsiniz. Ve bir kez patlamayı düşündüğünüzde, Amerika'yı bir daha asla aynı şekilde göremezsiniz." Warhol'un diğer ünlü pop art resimlerinde kapitalist düzenin simgeleri haline gelmiş gazlı içecek şişeleri, elektrikli süpürgeleri ve hamburgerler tasvir edilmiştir.

Warhol canlı ve gösterişli renklerde ünlülerin portreleri yapmıştır. Sanatçının imzasını taşıyan ünlü portreleri arasında Marilyn Monroe, Elizabeth Taylor, Mick Jagger ve Mao Tse-tung yer almaktadır. Bu portreler sayesinde şöhreti katlanan Warhol'e portelerini yaptırtmak isteyen sosyete ve ünlüler sanatçının bir numaralı müşterileri haline gelirler.

Takvimler 1964 yılını gösterdiğinde Warhol, "Fabrika" olarak bilinen gümüş boyalı büyük bir depo olan kendi sanat stüdyosunu açar. Fabrika hızla New York City'nin önde gelen kültürel etkin noktalarından biri haline gelir ve ünlü müzisyen Lou Reed'in müptelası olduğu  şehrin en zengin sosyetikleri ve ünlülerinin katıldığı uçuk partilere sahne olur.

Şöhret olmaktan açıkça zevk alan Warhol, Studio 54 ve Max's Kansas City gibi ünlü New York City gece kulüplerinde bir fikstür olur. Kendisinin ve genel olarak halkın ünlü saplantısı hakkında yorum yapan Warhol şöyle der; "İnsanlar yıldızları her şeyden çok ister."

Warhol 1967'de ilk kitabı olan "Andy Warhol'un İndeksini" yayınlayarak yeni alanlara yönelir.

Fakat 1968 yılında Warhol'un gelişen kariyeri neredeyse sona ermek üzeredir. Yazar ve radikal bir feminist olani- Valerie Solanas tarafından 3 Haziran'da silahlı saldırıya uğrar ve sanatçı ağır yaralanır. Solanas, Warhol'un filmlerinden birinde yer almış ve yazdığı bir senaryoyu Warhol'un reddettiği için ona saldırı düzenlemiştir. Warhol, yaralarının iyileşmesi için bir New York hastanesinde haftalar geçirir. Yaralanmaların bir sonucu olarak, hayatının geri kalanında cerrahi korse giymek zorunda kalır.

Warhol Kitapları ve Filmleri

1970'lerde Warhol diğer medya türlerini keşfetmeye devam eder. Andy Warhol'un Felsefesi (A'dan B'ye ve Tekrar Tekrar) ve Pozlamalar gibi kitaplar yayınlar. Warhol ayrıca, kariyeri boyunca 60'tan fazla film çekerek video sanatıyla da kapsamlı deneyler yapmıştır. En ünlü filmlerinden bazıları şair John Giorno'nun altı saat uyuduğunu anlatan “Sleep” ve 45 dakika boyunca mantar yiyen bir adamı gösteren “Eat”'dir.

Warhol ayrıca heykel ve fotoğrafçılık alanında da çalışır ve 1980'lerde televizyon programları yapar.

Warhol'un Vefatı

Warhol ilerleyen yaşlarında safra kesesiyle ilgili kronik sorunlardan muzdariptir. 20 Şubat 1987'de, safra kesesinin başarıyla çıkarıldığı ve iyileştiği söylenerek New York Hastanesi'nden taburcu edilir. Ancak günler sonra ani kalp durmasına neden olan komplikasyonlar yaşar ve 22 Şubat 1987'de 58 yaşında ölür. New York City'deki St. Patrick Katedrali'nde düzenlenen cenaze törenine sanatçının anısına binlerce kişi katılmıştır.

Warhol sanat dünyasında öyle popüler bir isim haline gelir ki "Sekiz Elvis" adlı portresi, 2008'de 100 milyon dolara yeniden satılır. Bu satış sonucunda Warhol dünya tarihindeki en değerli tabloların üreticisi haline gelmiş olur.

Warhol'un hayatı ve çalışmaları eşzamanlı olarak şöhreti hicveder. Bir yandan çarpıtılmış marka imgeleri ve ünlülerin yüzlerinden oluşan resimleri, onun para ve şöhrete takıntılı bir kültür olarak gördüğü şeyin bir eleştirisi olarak da okunabilir.

Andy Warhol Eserleriyle Ne Anlatmak İstemiştir?

Warhol'un tüketim malları ve popüler kültür ikonlarına odaklanmasının yanı sıra kendi para ve şöhrete olan zevki, çalışmalarının eleştirdiği Amerikan kültürünün birçok yönüyle de örtüşüyor. Warhol, “Andy Warhol'un Felsefesi” adlı kitabında yaşamı ve işi arasındaki bu açık çelişkiye değinerek, "Para kazanmak sanattır ve çalışmak sanattır ve iyi iş en iyi sanattır." cümlelerini kullanmıştır.