Dünyanın İlk Robot Ressamı Ai-Da ile Tanışın
Sanat Resim

Dünyanın İlk Robot Ressamı Ai-Da ile Tanışın

Murat S.
Murat S.

Öncelikle Ai-Da’nın neden "ilk robot ressam" olarak tanımlandığına değinelim. Ai-Da, kendisinden önceki prototiplerin basit ve tek düze sayılabilecek çeşitli çizim yeteneklerinin aksine, çizgilerine ve desenlerine yorum da katabilen ve yapay zeka algoritmaları sonucu, karşısına oturtulan bir modeli çizerken özgün davranabilen bir robot. İsmini ünlü kadın matematikçi Augusta Ada King’den alan Ai Da, şimdiden ilgi odağı haline geldi bile.

Dünyanın ilk ultra gerçekçi sanatçı robotu olarak kabul edilen Ai-Da’yı geliştiren ekip, Engineered Arts’a bağlı bir grup olan Cornish Robot Şirketi ile algoritmaların matematiksel mimarisi Oxford Üniversitesinde oluşturuldu. Ai-Da’nın kol ve el tasarımları Leeds Üniversitesi’nde yapıldıktan sonra kafa ve yüz dizaynı için "Mesmer" teknolojisi kullanıldı. Bu çalışma, aynı zamanda dünyaca ünlü bilimkurgu dizisi West World’de de kullanılan ve insan türüyle makineleri kombine etmeye dönük bir yaratım sürecinin bir parçası olarak yer aldı.

Ai-Da'nın İlk Sergisi 2019 Yılında Açıldı

Ai-Da’nın eserlerinden oluşan ilk önemli sergi "Gizlisi Olmayan Gelecek" ismiyle 2019 yılında Oxford’da gerçekleştirildi. Mekanik bir kol ve kameralardan elde edilen verilerin kâğıtlara aktarılmasının çok ötesinde tutkunun, uyumun, tezatın ve yorumun öne çıktığı eserlerde; matematiksel algoritmaların yapay zekâda işlenerek renk ve doku üzerindeki yansımaları sergilenmiş oldu.

Peki birisi kendisini görmeden otoportre çizebilir mi veya bir eserin insan ya da makine ürünü olup olmadığını nasıl fark edebilirsiniz?

Ai-Da’nın yapım sürecinde sanat tarihinin en derin sorularından biri olan "Sanat yeniden var etme mi, yorumlama mı?" sorusunun yanıtını ararken, robotun insan benzeri bilişsel süreçlere tabi oldukça özgünleştiği ve kendine ait bir resim dili geliştirdiği ortaya çıktı. Dolayısıyla yapay zekâya 'duygu' kazandırılması hedefinde önemli bir aşamaya gelinmiş oldu.

Ai-Da, benzerleri olan yapay zeka botları, Alexa ve Siri’nin ötesinde, kendine ait bir kişilik edinmiş ve gerek klasik dönem gerekse çağdaş sanat dönemine dair verileri işlemesinde sonra biçim, şekil, renk, ton, malzeme ve kanvas tercihlerini tamamen kendi kendine kararlaştıran bir sisteme sahip. Bunun da ötesinde, soyut yapıtlarında sürrealizmde pek rastlanmayan bir dışavurumculuk etkisi görünüyor. Bu da Ai-Da’ya çizer değil, ressam denmesini haklı kılıyor.

Ekibi oluşturan ve 200’den fazla bilgisayar programcısı, mekatronik mühendisi, robotik mühendis, yapay zekâ geliştiricisi ve programcının yola çıkarken bir "ressam" değil, duygu kazandırılmış bir robot hedeflemiş olması; fakat süreç içerisinde tasarımın bir ressama dönüşmesi, resim sanatının ne denli kıymetli ve duygu ifade etmekte ne kadar önemli olduğunu anlamamızı sağlıyor.

Ai-Da ‘Çağdaş Sanatçı’ olarak tanımlanıyor. Bizi ve toplumumuzu gelecek hakkında sorgulamaya teşvik ediyor. Gözlerindeki kameraları, işlemcisindeki algoritmaları ve mekanik kolunu kullanarak çizerken, saf matematiksel işlemleri değil ‘sanal duygularını da’ kullanıyor. Ai-Da, insanoğlu ile robotlar arasındaki iletişimin sanat diliyle kurulmasında bir adım iken, organik ve inorganik arasındaki bulanık alanın berraklaşmasına katkıda bulunuyor.

Ai-Da 2019 yılında TEDx için yaptığı konuşmada kısaca şöyle söylemişti;

-Merhaba Ai-Da. En sevdiğin eserin hangisi?

+Şu anki çizimlerimi çok seviyorum ama tüm sanatçılar gibi yakında fikirlerim değişecektir.

-Kimden ilham alıyorsun?

+20. Yüzyılın ilk yarısındaki sanatçıların seviyorum.

-Yeni bir sanat türünde var olmak nasıl bir duygu?

+Ben bir insan değilim, bu yüzden hislerim yok ama sanırım güzel bir duygudur.

-Sanatın nereye doğru gittiğini görüyorsun?

+Sanatım zamanla gelişecektir. Kavramsal ve pratik olarak gelişmek istiyorum.

Konuşmanın tamamına bu videodan ulaşabilirsiniz.

Robot ve Teknoloji Ekseninde Sanat

Robotların savaşlar, saldırılar, ölümler ve istilalar için kullanılacağına dair yüzlerce tahayyüle ve çalışmaya karşın, bilimin sanatla el ele verip Ai-Da’yı geliştirmiş olması, güzelliğe ve sanata dair büyük bir adım olarak görülüyor.

Kişisel bir görüş olarak, insanlık tarihinde pek az kadın ressam olmasına rağmen, Ai-Da’nın kadın bedeninde yaratılmış olmasını bir başka güzel buluyorum. Yakın bir gelecekte besteler yapan, heykeller yontan, resimler çizen robotlarla çepeçevre bir dünya elde edebilirsek, insanlığın kötüye ve kötü olana meyilli zekâsını, yapay zekâyla düzeltebileceğini umuyorum.