Şarap Tanrısı Dionysos (Bacchus) Kültü ve Hikayesi
Mitoloji Kültür ve Dahası

Şarap Tanrısı Dionysos (Bacchus) Kültü ve Hikayesi

Ayşe Aycan Arıcan
Ayşe Aycan Arıcan

Dionysos kimi mitolojik kaynaklarda ve genellikle tragedyalarda Echious, Bromios, İakkhos, diye adlandırılır. Çallı şarap tanrısı olarak bilinir. Şarabın yalnızca sarhoş ediciliğini değil, yararlı ve sosyal etkilerini de temsil eder. Aynı zamanda medeniyetin destekçisi olmakla birlikte de barış aşığıdır. Bu yazımızda Şarap Tanrısı Dionysos Kültünü ve Bacchus hikayesini detaylı olarak ele alacağız. Dilerseniz gelin başlayalım;

Dionysos Efsanesi Nedir?

Dionysos’un hem tanrıların hem de tüm insanlığın babası sayılan Zeus ile ölümlü kadın Semele’nin oğlu olarak doğduğu söylenir. Dionysos'un doğuşuna dair efsanesi ise şöyledir; Zeus’un Semele’ye aşık olmasıyla, karısı Hera onu kıskanır ve yaşlı bir kadının kılığına girerek Semele’ye Zeus’un ona güçlerini göstermesini söylemesini ister. Zeus tüm parlaklığıyla gücünü gösterirken, Semele yanarak karnındaki 7 aylık bebeğini de düşürür. Fakat Zeus bu sırada mucizevi bir şekilde orada beliren sık yapraklı bir sarmaşığın yanmasını önlediği Dionysos’u kurtarmayı başarır ve kendi baldırında saklar. Sonrasında Dionysos Zeus’un baldırından doğar. Ancak Hera boş durmayarak Kuretalar’a rüşvet karşılığında çocuğa eğlenmesi için oyuncaklar verir. Çocuk ustaca yapılmış bir ayna tarafından çalılığın içine çekilir. Titanlar da Hera’nın emri üzerine Dionysos’u küçük parçacıklara ayırarak kazanda pişirirler. Ama çocuğu büyük annesi Rhea torununa acıyarak onu Athena’nın yardımıyla kurtardıktan sonra parçalarını birleştirir.

İki kere doğan Dionysos yani Bacchus, Hera’dan saklanabilmek adına önce kız gibi giydirilir. Ardından Semele’nin kız kardeşi İno ve eşi Athamas’a gönderilir. Hera ise bunu fark ettiği anda İno’yu delirtir. İno delirince oğlunu kaynar su kazanına atıp öldürür. Aynı zamanda kocasını da geyik zannederek vurur. Tüm bunlar yaşanırken Zeus ise Dionysos’u Hera’nın elinden zar zor kaçırarak onu keçiye çevirip Nysa Dağı’ndaki nemflerin arasına yollar. Böylece genç Dionysos dağların arasında şarabı keşfetme fırsatına erişir. Nemflerin ve satirlerin oluşturduğu bir Bacchus alayı ile de dünyayı gezmeye başlar. Bir diğer efsane olan Euripides tragedyasında ise Dionysos bir Lydia Phrygia tanrısıdır. İlk sözü de “ Asia topraklarından geliyorum” olmuştur. Ne yabancı ne de Yunan Pantheonu’na uyan bir tanrıdır. Dionysos efsanesi dışarıdan gelen bir tanrısal varlığı Zeus’un hükümetine sokma çabasının bir parçası olarak bilinir.

Leonardo da Vinci / Bacchus - 1510-1515

Dionysos Onuruna Organize Edilen Festival ve Bayramlar

Dionysos onuruna yapılan şenlikler başlarda, müzikli dramatik gösteriler biçiminde gerçekleştirilmekteydi. Dionysos rahipleri de orkestranın önünde kendileri için ayrılan bölümden törenleri izlemekteydi. Törenlerde tanrının hikâyelerinin dinsel yönünden ziyade insancıl yanına ilgi artınca tanrılar adına affedilmiş olsalar da dünyalıların alkışları daha çok önemsenmekteydi. Bir süre sonra kurgulanan öyküler yerini kahramanlara bırakmaya başladı. Bu sayede de Klasik Dönem Yunan Tiyatrosu doğmuş oldu.

Dionysos inancı bakımından, başlangıcı itibariyle bireysel kişiliği daha yüce bir varlığa dönüştürmeyi amaçlıyordu. Başka birini taklit ederken onun kılığına bürünmek ise; bunu yapmanın en etkili yolu olması dolayısıyla tanrının onuruna şarkı söyleyen koro, Satyr korosu haline geldi. Yunanca dilindeki “tragos” kelimesi kılık değiştirerek Satyr olarak gösteri sergileyen kişiye karşılık geldiği için tragedya da Dionysos onuruna söylenen bir şarkı oldu. Ayrıca Attika Kır Dionysiası’nda düzenlenen geçit törenindeki homoseksüel üyeler hayvan kılığına girerek eşcinsel Komos sırasında seslendirdikleri şarkıdan da komedya türedi.

Kır Dionysiası (Küçük Dionysia)

Kır Dionysiası aralık ayında kutlanırdı.  Geçit alayı şeklinde birbirinden farklı kurdelelerle süslenmiş ve değişik renklere boyanmış bir “Phallos” taşınarak kırklık bir bölgeye gidilirdi. Plutarchos’un anlatılarına göre, “phallos” ile beraber festivalde şarapla doldurulmuş bir amphora, içi incirle dolu bir sepet ve kurban edilmeye adanmış bir hayvan taşınmaktaydı. Genellikle de keçi kurban edilir ve tanrının huzuruna sunulurdu. Ayrıca burada ekimi yapılan tohumun bereketlenebilmesi için de şiirler okunurdu. Festivalin asıl amacı sonbahar mevsiminde dikilen tahılların en bereketli haliyle ilkbaharda çimlenmesini sağlamaktı. Üstelik festival hakkındaki en kapsamlı bilgiler Aristophanes’in “Akharnailalılar” adlı tiyatro oyununda verdiği söylenir.

Caesar van Everdingen / Bacchus on a Throne − Nymphs Offering Bacchus Wine and Fruit (1616/17 - 1678)

Kır Dionysiası Posedion ayında yerel yöneticiler tarafından organize edilmekteydi. Aynı zamanda bu yöneticiler sayesinde komedya evrim geçirme fırsatına gelişme kaydetmiştir. Festivale evli kadınların katılmasının yasaktı. Sadece bekâr kadınlara izin verilmekteydi. Festivalde insanların çok eğlenmesinin yanı sıra şarap içilirdi. Bu kutlamaların aralarında en önemlileri; Eleusis, İkaria ve Salamis kentlerinde gerçekleşen organizasyonlardı.

Lanaea Festivali

Lanaea festivali evlilik ayları şeklinde anılan Ocak ve Şubat dönemlerinde, “Lenaion” diye adlandırılan kutsal bir alanda gerçekleştirilirdi. Tören esnasında bazı dramatik yarışmalar ve gösteriler düzenlenirdi. Bu festivalde resmi anlamda yalnızca tragedya ve komedya oynanırdı. Sahneye alınan oyunların sayısı hakkında da net bir çıkarım yapılmadı. Festivalle alakalı birçok rivayet vardır. Bir meşalecinin törene katılan kişileri tanrıyı çağırmaya davet etmesi sonucu Dionysos “Lenae” olarak isimlendirilen nymphelerle beraber ortaya çıkardı. Buna ek olarak meşalelerden dolayı festivalin gece saatlerinde yapıldığı tahmin edilirdi. Başka bir varsayıma göre de, uyuyan tanrıyı uyandırmak veya güçlendirebilmek adına festivali “maenadların” yönettiğine inanılırdı. Bir diğer görüşe göre de, festivali yanındaki Eleusis mysterialarının görevlileriyle birlikte Arkhon Basileus’ın yönetmekteydi.

Michaelina Wautier /The Triumph of Bacchus

Anthesteria Festivali

Anthesteria diğer adıyla çiçek festivali olup bahar aylarında Antherion’da kutlanırdı. Bu aylarda başka şenlikler aracılığıyla yeryüzüne çağrılan tanrının, yeraltından çıkarak Atinalı kadınların arasında yeryüzüne geldiğine inanılırdı. Üstelik Athesteria ve Anthesterion isimleri de anthein (çiçek açmak) fiilinden türetilmiştir. Anthesteria aynı zamanda Dionysos huzuruna kutlanan en büyük ve en eski festival olma özelliği taşımaktaydı.

Anthesteria festivalinin yapıldığı zamanlar şarap kapları yerinden çıkartılırdı. Şaraplar bayramın ilk günü içilirken, ertesi gün Dionysos tapınağına götürülür ve halka dağıtılırdı. Aynı zamanda bu bayramda içki yarışmaları düzenlenerek, Basileus başında kral tacı taşırdı.

Kent Dionysiası (Büyük Dionysia)

Kent Dionysiası esas Dionysos bayramı olarak ilkbahar aylarında kutlanmaktaydı. Mart ayında başlayan festivalde dansçılar kendilerinden geçene dek dans eder, şarap içer ve törenin en önemli noktasına kadar dağlara doğru kaçarmışçasına yol alırlardı. Üstelik festival yalnızca Atina’da değil Attika’da da kutlanır ve pek çok yabancı festivali seyredebilirdi. Başka bir deyişle Atina’nın ihtişamı festivalde herkese gösterilirdi.

İlk gün festivale hazırlıkla geçerken, ikinci gün geçit töreni yapılır ve kurbanlar kesilirdi. Diğer günlerde de komedya ve tragedya oyunları gösterilir, son günde de toplantı düzenlenirdi. Toplantılarda ödül kazananlara ikramiyeler dağıtılırken, uygunsuz davranışta bulunanlar da cezaya çarptırılırdı.