Geçmişin İzinde: Antalya’daki Antik Kentler
Keşif

Geçmişin İzinde: Antalya’daki Antik Kentler

Elif Palaz
Elif Palaz

Yaz tatillerinin vazgeçilmez adresi Antalya sadece doğal güzellikleriyle değil tarihi geçmişiyle de adından söz ettiriyor. Binlerce yıldır pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Antalya, Türkiye’nin en çok antik kenti olan ilidir. Bu nedenle 20. yüzyılın başlarından itibaren arkeoloji çalışmalarının merkezi olmuştur. Gelin hep birlikte mutlaka görülmesi gereken Antalya’daki antik kentler hangileriymiş daha yakından tanıyalım.

İlgili içerik: Türkiye’deki En Popüler Arkeoloji Müzeleri

1- Aspendos Antik Kenti

Antalya’nın Serik ilçesinde bulunan Aspendos, dünyanın en meşhur antik kentlerinden biridir. M.Ö. 10. yüzyılda Aka medeniyeti tarafından inşa edilen bu kent, Antik Çağ’ın belki de en zengin şehridir. İki ayrı tepenin üstüne kurulan antik kentten günümüze çok fazla eser ulaşmıştır. Kentin simgesi olan Aspendos tiyatrosu M.S. 2 yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilir. Tiyatronun muhteşem akustiği günümüzde bilim insanlarını hala hayretler içinde bırakır. 15 ile 20 bin kişilik kapasiteye sahip bu tiyatro, Roma mimarisinin son aşamalarını temsil eder. Kentin tiyatrosu kadar önemli bir diğer yapısı ise su kemerleridir. Su kemeri şehrin kuzey yönüne doğru ortalama 1 kilometre kadar uzanır. Antik Çağ insanının olağanüstü mühendislik yeteneğini gösteren bu yapı mutlaka görülmesi gereken kalıntılar arasında yer alır. Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği bu kent, günümüzde pek çok konsere de ev sahipliği yapmaktadır.

2- Olympos Antik Kenti

Kelime anlamı “yüksek dağ” olan Olympos, Antalya’nın güney sahillerinde bulunur. Antik dönemin en önemli liman kentlerinden biri olan Olympos, Likya medeniyeti tarafından kurulur. Arkeologların burada yaptıkları çalışmalara göre, Olympos’un baş tanrıçası, bilgeliğiyle ön plana çıkan Athena’dır. Ören yerindeki kalıntıların birçoğu Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Kalıntılar arasında en ilginç eser “Kaptan Eudomus Lahidi”dir. Lahidin yüzeyinde bulunan gemi kabartmaları, Olympos halkının denizci bir topluluk olduğunu mükemmel bir şekilde açıklamaktadır. Olympos bölgesinin Çakaltepe olarak isimlendirilen yükseltisinde yüzyıllardır yer yüzüne doğru alev topları püskürür. Bu doğa olayı, metan gazının daima aynı yerden yer yüzüne ulaşması sonucunda oluşmaktadır. Fakat Likya döneminde bu olay, ağzından ateş püsküren bir canavarın varlığıyla açıklanmıştır. Khimaira canavarı efsanesinin doğduğu yeri görmek isteyen pek çok turist her yıl buraya akın eder. Bu efsanesiyle Olympos Türkiye’nin en çok ziyaret edilen antik kentlerinden biri olmuştur.

3- Patara Antik Kenti

Patara Antik Kenti, Antalya’nın en gözde tatil ilçesi Kaş’ın Kalkan beldesinde bulunur. Likya Medeniyeti’nin en önemli şehirlerinden biri olan Patara, aynı zamanda Caretta Carettaların binlerce yıldır yumurtalarını bıraktıkları ender sahillerden biridir. Arkeolojik çalışmalarda ortaya çıkarılan seramikler şehrin tarihini Orta Tunç Çağı’na dayandırırken, Demir Çağı’nın izlerini taşıyan taş baltalar buranın tarihi geçmişini çok daha eskilere götürür. Likya’nın başkenti olan bu şehirden günümüze Meclis Binası, tiyatro, Vespasian Hamamı, Korinth Tapınağı ve tahıl ambarı gibi anıtsal eserler ulaşmıştır.

4- Myra Antik Kenti

Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan Myra Antik Kenti’nde 3 farklı dönemden kalma eserler bulunur. Özellikle Likyalılardan kalan kaya mezarları, Roma döneminde inşa edilen tiyatro ve Bizans döneminden kalan Noel Baba Kilisesi (Aziz Nikolaos Kilisesi) antik kente olan ilgiyi artırmaktadır. Likya mimarisinin en çarpıcı örneklerinden kaya mezarları, kabartmaları ve kitabeleriyle dikkat çeker. Örenyerinin güney ucunda bulunan tiyatro ise oturma ve sahne planıyla tam olarak Roma mimarisinin özelliklerini taşır. Bizans döneminde Aziz Nikolaos anısına inşa edilen Noel Baba Mezar Kilisesi ise görülmeye değer eserlerin başında geliyor. Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos’un 6 Aralık günü Myra Antik Kenti’nde hayata gözlerini yumduğuna inanılıyor. Bu nedenle günümüzde Hıristiyanlar için önemli bir nokta olan Myra Antik Kenti, her yıl binlerce turist ağırlıyor.

5- Perge Antik Kenti

Antalya’daki antik kentler listesinde ise Perge Antik Kenti yer alıyor. Antalya’nın Aksu ilçesinde bulunan Perge Antik Kenti’nin tarihi Erken Tunç Çağı’na kadar geriye uzanır. Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu Jale İnan’ın burada uzun yıllar yaptığı çalışmalar, Perge’nin en görkemli dönemini Helenistik Çağ’da yaşadığını gösteriyor. Kentin çok iyi korunmuş olan Sütunlu Caddesi, dönem mimarisini çok iyi yansıtması bakımdan önemli bir noktadır. Dört anıtsal çeşme ve iki büyük hamama sahip olan Perge, adeta bir su şehri kimliğine sahiptir. 3 bölümlü tiyatrosu, stadyumu, agorası, hamamları, heykelleri ve çeşmeleriyle Türkiye’nin en iyi korunmuş antik kentlerinden biridir.

Ufak bir bilgi daha: Perge aynı zamanda Yunan matematikçi Apollonius’un memleketidir.